ASABİYET ÇUKURU

İsa ÇOLAKER
Millet-i İslamın her ferdi,bir kavme istinatla açıklanır.Merhum Akif’in ifadesiyle; insan, önce İslam‘ın bir ferdi ,sonra da bir kavmin mensubudur. İnsan, kavmini de seçemez...
Eklenme Tarihi : 30.10.2017Bu Yazı 754 kez Okundu

 Millet-i İslamın her ferdi,bir kavme istinatla açıklanır.Merhum Akif’in ifadesiyle; insan, önce İslam‘ın bir ferdi ,sonra da bir kavmin mensubudur. İnsan, kavmini de seçemez.Yani seçemediğimiz ırkımızı tartışmaya da gerek yok . Kendini hangi ırka mensup hissediyorsan, sen o‘sun. Dolayısıyla modern zamanlardaki ırk tanımlamaları asabiyet tezahüründendir. İnsanın kimliği sadece ırktan mürekep de değildir. Başka hayatî değerler de kimliğin yapıcı unsurudurlar. Din, dil vb.

                  İnsanların aidiyetini sevmesi gayet doğaldır. İbn-i Haldun üstadın tabiriyle asabiyet yasak, aidiyet esastır.Türkçe ifadesiyle ırkçılık yasak, kimlik esastır. İslam’ın potasında eritilen ırkları öne çekerek, birini diğerine vurmak ırkçılığın günümüzdeki adıdır. Irkçılık da kızamık gibidir, ara ara nükseder.Yani sen ırkçı olduğunu anlamazsın bile. İnsan milletini sever ve korur. Kültürel kotlarını; mimariyi, estetiğini, dinini vb. kurumsal ve kimlik unsurlarını sevmek, millet sevgisi için esastır.Vatan sevgisinin işaretleri de bunlardır. Boşu boşuna mı camiler vatanın işaretleridir demiş Yahya Kemal ? Bu vatan toprakları seven ve sayan herkese yeter de artar bile. Dinsiz vatanseverlik olamayacağı gibi, vatansız dindarlık da olmaz. Irkçılar dinî yönelişleri kendine engel görürler.

                 İslam‘la müşerref olmuş Türk milleti, tarihin hiçbir döneminde ırkçılık tezahürlerine pirim vermemiştir. Ara ara bazı kafalar, tarihsel yenilgilerimizi İslam’a yükleyerek açık ırkçılık yapmışlardır. Bizi İslam geri bıraktı,Türkler daha ilerleyebilirlerdi vs. Ya da Osmanlı, Türkleri geri bıraktı safsatası gibi. Osmanlı potasında meczedilen halkların“kışkırtıcı milliyetçiliklerini”gerekçe göstererek tüm kadim ırkları düşman görme hastalığı gibi. Batı tahrikiyle ayaklanan milletlerin“hastalıklı premilliyetçiliklerine” inat, biz de o milletlere ve mensuplarına saldıralım mantığı! Arızalı bir mantıktır. Bilakis bizim milletimiz bir arada yaşama iradesini en iyi uygulayan tarihsel bir kafaya sahiptir. Bunu da sürdürmekte fayda var. Anadolu tüm insanımıza yeter bir an kucağının adıdır. Yeni ötekilere gerek yok .

                Bu mağlubiyet ideolojisiyle hareket edersek, yanımızda hiçbir unsur bulamayız. Balkan harbindeki Arnavut isyanına kızıp Arnavutlara; iç çatışmalardaki Kürtçü bölücü  isyancılara kızıp Kürtlere düşmanlık yapmak doğru değil. Bu düz mantıktan hareket edersek, milli mücadeledeki Türk kökenli isyancılara kızıp, kendi kimliğimize mi saldıracağız? Beceriksiz yöneticilerin ya da şahısların faturası topluluklara çıkarılamaz. Tarihte bizi seven ve yanımızda duran her Müslüman, Müslüman-Türk’ün dostudur. Giresun 42.alay komutanı ve sevgili dedemin biricik Ağası, Topal Osman’ın fedaileri arasında Ermeni vatandaşlarımız vardı! Kötü günde kardeştik de , iyi gündemi kardeş değiliz?

                Ortalık ve  kardeşlik bitti naralarıyla dolaşan bölücü  ırkçılar, biribirine de çok benziyorlar. Biri Türk’e sövüyor, diğeri Kürt’e sövüyor. Sonuçta ikisi de kardeşliğe sövüyor. İmanı olmayanın, kardeşliği olur mu? Alnı secdeye gelmiş bir Türk-Kürt kardeşliğini, kimsecikler bozamaz. İnsanların takvada eşitlendiği bir anlayışta, renk ve sınıfın hiçbir değeri de yoktur. Kafalarında ırkları eşit görmeyenler, hakir görüp aşağıladıkları ırkların mensuplarını karşılarına alırlar. Irkçılık, tam da bu çatışma kültürüne dayanır. Irkçılık bu bakımdan biraz da işsiz güçsüz varoş insan hastalığıdır.

                Sizi kavim kavim, boy boy tanışıp bilişesiniz diye yarattım diyen Allah’ın işareti de diller ve renklerdir. Onların birini modern teorilerle  yok saymak ne haddimize. Biz , bir kimliği inkar ettiğimiz zaman, o ırk yok olmuyor ki! Yaradılanı Yaratandan ötürü hoş gören bir geleneğin  sahibi olan bizler, birbirimizi severek ayakta kalabiliriz.Yoksa, birimiz diğerini  aşağılayarak bir yere gidemeyiz.

                  Asabiyet duygusunun tarihsel geçmişi, Habil-Kabil kavgasına dayanır. Daha eski bir versiyonu da şeytanın Allah(cc )a yaptığı itirazdır. Allah(cc) , şeytana Hz. Adem’e biat et dediği zaman, şeytanın itiraz kelimeleri ırkçıların ilk kelimeleridir. Ben topraktan yaratılana inanmam, ben daha üstünüm. Çünkü, ateşten yaratıldım der. Her ırkçıda bu kibir vardır. Allah’(cc) ın adaletine değil, üstünlerin hukukuna yapılan bu vurgu, ırkçılığın ilk tesisidir. Dolayısıyla ırkçılığın ilk teorisyeni ;  asabiyet şeytanı İblis’tir. Şeytanın politik itiraz cümleleri; bugünkü kibirli , ırkçı cümlelere ne kadar benziyor: Türk-Kürt eşit olamaz…, bırakın şu pis Arapları… ,Türkler bizi eziyor… ,pis yamyam(Zenci) vb.

                Bu hastalıklı kafa yapısından kurtulmanın yolu: İnsanları adilce sevmek, değerlerine saygı duymak, dillerini dillerimiz bilmek ,dinlerine inanmalarına imkan sağlamaktır. Kardeşlik tesis etmenin basit yolu budur.Gök kubbenin altındaki tüm insanlar birbirinin kardeşidir.Ne diyor “Bu Ülke’de Cemil Meriç usta: ” Bu ülkenin ırklarını, tek ırk, tek kalp, tek insan haline getiren İslamiyet olmuş. Biyolojik bir vahdet değil bu.  Ne kanla ilgisi var, ne kafatasıyla. Vahdetlerin en büyüğü, en mukaddesi. İster siyah derili, ister sarı... inananlar kardeştir. Aynı şeyleri sevmek, aynı şeyler için yaşamak ve ölmek. Türk’ü, Arap’ı , Arnavut’u düğüne koşar gibi gazaya koşturan bir inanç ; gazaya, yani irşada. Altı yüzyıl beraber ağlayıp, beraber gülmek…” Olay budur . Güzel bir birlik ve dirlik şiiriyle bitirelim. Aşık Veysel usta, Birlik Destan‘ında: “Allah birdir Peygamber Hak / Rabbül alemindir mutlak /  Senlik benlik nedir bırak /  Söyleyin geldi sırası “. Evet , birlik ve dirlik olmanın sırası geldi, geçiyor bile.

   İnternet notu:www.okumayeri.net.                                               

1

Mutlu

0

Mutsuz

0

Şaşkın

0

Ağlayan

0

Kızgın

0

Bayıldım
YORUMLAR
Yorum Yaz Sesini Duyur
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aşağıdaki Bilgilendirmeyi Anladım ve kabul ediyorum:
IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Web Sayfamız sorumlu tutulamaz.
Yorum Kaydediliyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI

© 2012-2018 - Giresun Aksu

Tasarım ve Kodlama