DUALAR VE AMİNLER

İsa ÇOLAKER
Şiirle dua bu kadar güzel olur.
Eklenme Tarihi : 29.08.2018Bu Yazı 536 kez Okundu

Günlük yaşamımızda oldukça yer tutan duanın , edebiyatımızdaki kullanımı biraz farklı ve edebidir. Yani günlük dildeki dua ve yazılı metinler , edebi alana girince bambaşka bir metne dönüşürler. Eskilerin hikmetli sözler diye andığı ve şiirle yaptığı dua metinleri bile vardır. Duanın mistik ve manevi gücüne inanan biri olarak , edebi metinlerdeki dua ve ilişkili metinleri yorumlamaya ve konuşmaya çalışacağım. Tevhit , naat , münacat gibi doğrudan duayla ilgili türlerimiz olduğu gibi ; nesir ya da şiire yedirilmiş dua bağlamında metinlerimiz de mevcuttur. Modern şiirimizde de duaya yakın edebi içerikli metinler görmemiz mümkündür.

Şairin duası şiirle olur gerçeği artık yadsınamaz bir durumdur. Şiirlerinde dua eden şairlerimizin başında Akif gelir. Sosyal içerikli şiiriyle tanıdığımız Akif ‘in neredeyse her şirinde dua vardır. İslamî duyarlılığı gereği , her şiiri birer değer metni olan  Akif şöyle der : "…Yâ İlâhî bize tevfikini gönder... / Âmini Doğru yol hangisidir millete göster... / Âmin! Ruh-ı İslâm'ı şedâid sıkıyor, öldürecek. Zulmü te'dip ise maksûd-ı mehîbîn, gerçek. / Nâra yansın mı beraber bu kadar mazlûmîn? / Bîgünâhız çoğumuz... Yakma İlâhî! Âmin!" Biraz itirazî ve ince sitem içeren dizelerde ; şair yakarmaları ve milletimizin savaşlarda çektiği yorgunluğun sorgulanması ve Allah’a yalvarma vardır. İlahî yakma bizi diyen şair gönlü ,Tanrısına güvenmeye ve ona şükretmeye  devam etmektedir. Duanın şiire evrildiği hoş bir dizeler manzumesiyle karşı karşıyayız.

Gür sadasıyla şiirlerini okuduğumuz Arif Nihat Asya , direkt dua adıyla şiirler yazmış ve bir kitabına da “Dualar ve Aminler” demiştir. Benim başlığa çektiğim cümleler , onun şiir kitabının adıdır. Müslüman Türk , duayı , aminle beraber düşünür. Şair gönlü de iki kelimeyi çok iyi yakıştırmış. Dualarımız ve aminlerimiz sürekli ardıl bir haldedir. Yurdunu , milletini , vatanını koruma derdinde olan şair , bizi millet yapan değerleri ,” Dua Şiiri”nde sırasıyla anlatır : "… Biz, kısık sesleriz... minareleri, Sen, ezansız bırakma Allah'ım! / Ya çağır surda bal yapanlarını; / Ya kovamız bırakma, Allah'ım! / Mahyasızdır minareler... göğü de / Kehkeşansız bırakma Allah'ım!  / Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma, Allah'ım!" Amin dediğiniz duyar gibiyim ey okur! Bizi millet yapan değerleri sırayla anlatan Asya ; yurdumuzun Müslümanlık ve onun kültürüyle ayakta kalacağına da inanmaktadır. Ezan , mahya ,minare vb. sembollerle İslam ‘ın ve Türk yurdunun ancak ayakta duracağına dua etmektedir. Müslümansız bırakma nidası duanın kendisidir ve duanın şiire dönmesinin en güzel halidir. Şiirle dua bu kadar güzel olur.

Hamasî şiirleriyle tanıdığımız büyük şair Yahya Kemal ‘de şiirleriyle dua ettiren bir ozanımızdır. Onun her her şiirinin bir ruhu vardır. Müslümanlık ve tarihle yoğurduğu her şiirinde dua eden Yahya Kemal , mehter marşı diye de bildiğimiz tarihi şiirinde resmen Allah’a yakarır: "Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbi / Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın / Galip et çünkü bu son ordusudur İslâm'ın" Mehmetçiği İslam’ın en son ordusu olarak gören şair , onu Allah ve vatan uğruna yaptığı fedakarlıkları da övmektedir. Mehmetçik olmazsa , ezan okunamayacağının da bilincinde olan şair ; Türk ordusunun başarısı için dua etmektedir. Galip et cümlesi duanın en sert ve vurucu cümlesidir. Milli Mücadeleyi anlatan ” 26 Ağustos 1922 “adlı şiirinden alıntı yaptığım dizeler dua ve temennâ içermektedir.

Şairler yalnızca vatan-millet konusunda şiirler yazmazlar. Örneğin Faruk Nafiz Çamlıbel, Münâacâtı'nda mücrimliğini dile getirir ve için için Rabbıyla  dertleşir : “Ben ki bir günahkâr gibi huzura / Çıkarak her aksam sana el açtım. / Semadan düşecek bir damla nura / Susamış gönüller gibi muhtaçtım..." diyerek ; adeta  huzura varıp diz çöktüğünü, şüphesiz Yaradan'a inandığını , yıllarca dünya cehenneminde yandığını dile getirir ve sükun isteğiyle şiirini bitirir. İç huzur ve dayanmanın adı olan dua , her daim bizim manevî silahımız olacaktır.

 Şen Dua’ sıyla yazımıza konuk olan sevgili Cahit Koytak ; son yılların en çağdaş ve yeni dua şiirini yazmıştır. Şiirde metafiziğin geldiği yeri görmek açısından en iyi metin Şen Dua ‘dır : “ biz senin konuğunuz Allah’ım /bizi hoş tut /bizi barındır,yedir,içir /aç ve açıkta koyma! / fakat ikramlarınla bizi utandırma / utandırma ki, /kendi evimizde hissedelim burada kendimiz./ ve bütün bunları yaptığın için /sabah akşam teşekkür bekleme bizden / izin ver ,kendiliğimizden gösterelim / minnetimizi, sadakatimizi ,sevgimizi,/ bazen de sitemimizi;/ amin, amin!” Sanki Cahit Koytak , Sezai Karakoç’un sustuklarını yazıyor gibi! Münzevî Karakoç ‘a inat , çığıran ve açık dua eden Koytak.

Duaların çağdaş edebiyatımızdaki yerini sorguladığım yazımı , Peygamberimizden nakil güzel bir “politik” duayla bitireyim : “ Allah’ım ! Bize dinî musibet verme. Bize acımayanları başımıza musallat etme.(Tirmizi )

Kitap notu :” Nil ‘in Kızı , roman , Gilbert Sınoue , Can Yay.

0

Mutlu

0

Mutsuz

0

Şaşkın

0

Ağlayan

0

Kızgın

0

Bayıldım
YORUMLAR
Yorum Yaz Sesini Duyur
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aşağıdaki Bilgilendirmeyi Anladım ve kabul ediyorum:
IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Web Sayfamız sorumlu tutulamaz.
Yorum Kaydediliyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI

© 2012-2018 - Giresun Aksu

Tasarım ve Kodlama