HAC YOLU 17

Mustafa KIRAN
Kabe'ye bakabilirsiniz.
Eklenme Tarihi : 05.09.2018Bu Yazı 572 kez Okundu

Mekke'yi biraz tanıyalım istiyorum.Her mevsim kalabalık olan ve fıkır fikir insan kaynayan bu şehrin fizyolojik yapısına bakarsan bir insan barınmak ,bir insan yaşamak gayesi ile ev barak yapmaz.Dört tarafı yüksek dağlarla çevrili,hava almayan boğucu ve biçimsiz bir araziye kurulmuş.Ama tarihine bakarsan Adem den bu yana insanlar yerleşmiş.İşlevine bakarsan ilk insan Adem'den bu yana da bütün dinlerin çıkış noktası olmuş.Hele son Peygamber Mekke'de doğmuş,İslam dini Mekke'de inmeye başlamıştır.Gene Müslümanların kıblesi ve kutsalı,Allah'ın evi olan Kabe Mekke'de bulunuyor. 300 bin yerli nüfusa sahip, tarihi en eski olan bir kent.

Mekke'nin en çukur yeri ve bu çukurda yer alan Kabe ve alanı bir stadyumdan biraz daha büyük bir meydana kurulmuş.Karataşlardan yapılmış küp biçiminde bir anıt. Her ne kadar karataşlar ürkütücü olsa da; dini bilgilerimiz ve dinlediklerimizden olsa gerek Kabe her bakan kişiye çok sevimli görünüyor.Bir kapısından girip, Kabe'nin merdivenlerine oturup; saatlerce Kabe'ye bakabilirsiniz.

Mekke'nin etrafını kuşatan dağların tamamı simsiyah,ve çok yüksek ler.Bunların üzerlerinde toprak,dolayısı ile bitki örtüsü de yok.Tamamı çıplak kayalar.Öbek öbek yükseliyorlar. Mekke'ye göre Medine daha yüksek,daha havadar,daha geniş bir ovaya kurulmuş.

Arabamız Aziziye tünellerinden çıkıp,Müzdelife'ye doğru ilerlerken yolumuza üzerinde Sezai Turkeş-Fevzi Akkaya şirketi tarafından açılmış; kısa ve uzun boylu 5 adet daha tünel geçiyoruz.Yollar uçer şeritli ,otaban ve sıfır asfalt.

Et kombinesine 5 kilometre kala piramit biçiminde 200 metre aralıklı üç tane taş kuleler gördüm.Içimden "acaba bu piramitlerde ne ola ki "derken;birisi arka koltuktan:

-Gördüğünüz büyük taş,büyük şeytan.Küçük piramitlerde küçük şeytanlar dedi.

Bana büyük piramit baba,küçükleri de oğulları der gibi geldi.Iki katlı beton platforma yerleştirilmiş,piramit kesitli başları üst katta kalmıştı.Merdiven ve taş boşlukların bakılırsa bir kilometre boyu, 200 metre eni olan; geniş bir alan şeytanlara ayrılmıştı.

Öyle şekilli ve anıtsal bir eser de değildi.Kesme karataşlardan yapılmış, taş aralarına derz bile çekilmemişti.

Müzdelife etrafı kara taşlı dağlarla çevrili geniş bir kumsal ovadır.Sağ yanımızda uzanan dağların ucunda boydan boya kralın sarayı uzanıyor. Her tarafı beyaz mermerler kaplı burçlar,kenarlarına beton duvarlar korunmuştu. Sarayın altın kubbeleri dik vuran güneş ışıkları altında parlıyordu 

Müzdelife düzlüğünün tamamına; burada 3 gün konaklayacak hacı adayları için yüzbinlerce beyaz çadırlar kurulmuştu.Ova yetmeyince dağ ve bayırların üstünde de binlerce yeni çadırlar kuruluyordu.

Müzdelife'nin tam orta yerine büyük bir cami yapılmıştı.Camiden dışarıya Kuran okuyan hafizın sesi geliyordu.Belki de dua ediyordu.Arapça bilmediğimden her duyduğum sesi Kuran zannediyorum.

Şeytan taşlama alanını geçince yine uzun tünellere girdik.Bir kaç tünel daha geçip;bir dağın ardında konaklayacağımız et kombine tesislerini gördük.

(Devam edecek)

0

Mutlu

0

Mutsuz

0

Şaşkın

0

Ağlayan

0

Kızgın

0

Bayıldım
YORUMLAR
Yorum Yaz Sesini Duyur
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aşağıdaki Bilgilendirmeyi Anladım ve kabul ediyorum:
IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Web Sayfamız sorumlu tutulamaz.
Yorum Kaydediliyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI

© 2012-2018 - Giresun Aksu

Tasarım ve Kodlama