HAC YOLU 18

Mustafa KIRAN
Büyük bir kompleks.
Eklenme Tarihi : 06.09.2018Bu Yazı 565 kez Okundu

Tünellerin çıkışında iki dağ arasında kurulu et kombinesi; bir kesimhane binası, iki yatakhane,bir canlı hayvan barınağı , bir buzhane,sayısız açık hava duş kabinleri ve geniş bir yemekhane ile artıkların 
gömüldüğü çöplükten ibaret büyük bir kompleks.

Kenarından geçen karayoluna bitişik geniş bir alan var.Asfaltlanmış.Geldiğimiz otobüsler bu meydana park ettiler.Bizden önce gelenler ile sonradan gelen kasap ve yardımcılarını taşıyan otobüsler ile tesiste çalışanların arabalarını tamamını aldı.Geriye boş bir saha bile kaldı. Tahminim en son gelenler ve kadrolu çalışanlarla beş bin kişiyi bulacakmışız.

Demir korkuluklar arasında bulunan tesise,yine demirden yapılmış çift kanatlı kapıdan giriş yapacağız.Üzerimiz ihramlı.Bavul ve çantalarımızla kapı önünde sıraya giriyoruz.Sağlı sollu dört asker hem üzerimizi,hemde bavul ve çantalarımızı didik didik aradı. Üzerimizde iki parça beyaz havlu ile Allah yapısı alet ve edavattan başka bir şey yok.Buna rağmen arandık .Yanlarında başında kırmızı benekli bir bez olan beyaz entarili biri devamlı bağırıp çağırıyor. Omer'e:

-Kim bu adam.Bir öğrensek dedim.

-Mekke Emniyet Müdürü.Şu beyaz entarilerde korumaları dedi.

Baktim etrafımızda başları siyah kusaklı en az 20 polis var. Öyle ya bu gelenler Türk.Ne olur ne olmaz tedbiri baştan almalılar.

Misafirhane veya yatakhaneye daldık.Üstte pervanelerin döndüğü çok büyük bir hangara girdik.Yarısı boş , zemin beton.Yarısı ranzalarla kaplı.Bos alana bakan bir zanzaya yaklaştık.Bavul ve çantalarımızı üzerine koyup sahiplendik .

Ömerle birlikte dışarı çıkıp duş kabinlerine girdik.Yanımızdaki sabunla bir güzel yıkandık .Bu Eynesil'den ayrıldığımızdan bu yana onuncu günde ıkinci banyomuz oldu.

Duş kabirlerinin arkasında bir kaç tane tanker konmuştu.Sular bu tankerlerden geliyordu.Güneş altında suyun kaynar olmasına rağmen gıkımızı çıkartmadan yunduk.Bu çöl ortasında soğuk suyu nereden bulacağız ki...

Tekrar yatakhaneye döndük. İhram için sarılıp sarmaladığımız havlulaları çıkardık.Bavullarımıza koyduk.Iç don,atlet,yazlık kumaş pantolon ve tişortumuzu giyindik . Şimdilik "Haccı temettü "deyiz .

Bir ilanla bize hoş geldiniz denildi.Ve tüm gelenler yemekhaneye davet edildi.Birkac arkadaş birlikte gittik.Yüzlerce kişinin yiyeceği kadar masa ve sandalye hazırlanmıştı. Menüde,çorba, etli sebzeli kebap,pilav ve muz verdiler.Doymayan tekrar alabilir diye duyurulunca ben birer porsiyon daha aldım. Medine'den bu yana zemzem suyu ile idare ediyorduk.

Gene aynı mikrofondan arefe gününe kadar herkesin serbest olduğu ilan edildi.

Biz ekipte bulunan arkadaşlarla yürüyerek Kabe'ye gidelim dedik.

(Devam edecek)

0

Mutlu

0

Mutsuz

0

Şaşkın

0

Ağlayan

0

Kızgın

0

Bayıldım
YORUMLAR
Yorum Yaz Sesini Duyur
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aşağıdaki Bilgilendirmeyi Anladım ve kabul ediyorum:
IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Web Sayfamız sorumlu tutulamaz.
Yorum Kaydediliyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI

© 2012-2018 - Giresun Aksu

Tasarım ve Kodlama