HAC YOLU 35

Mustafa KIRAN
Türk tarafına çıkış yapamazlar dedi.
Eklenme Tarihi : 25.09.2018Bu Yazı 482 kez Okundu

Elimde bir çanta içinde muhafaza ettiğim yolcu listesini boş duran bir gümrük polisine uzattım.40 kişilik listeye uzun uzun baktı.Arkasını çevirip,i o yüzüne de baktı.Bir şeyler arar gibiydi.Sonra bana döndü.

-Bu listeye Arar gümrük polisinden "GİRİŞ" mührü basılmamış.Bu haliyle bu otobüs ve içinde bulunanlar Türk tarafına çıkış yapamazlar dedi.

-Sayın memur bey bu listeye giriş mührünün vurulmamasının suçlusu biz değiliz.O sizin arkadaşlarınızın dikkatsizliği.Bunun için bizi neden suçladınız anlayamadım.

-Beyefendi sizler şu an vatanımıza giriş yapmamış kaçaklar olarak görünüyorsunuz.Sizin tümünüzü gözaltına almamız lazım.

-Pekala ne yapmamız lazım.

-Otobüsünüz ve yolcuları ile birlikte gerisin geri gideceksiniz.Arar gümrüğüne girip,listeye "GİRİŞ"mührü bastıracaksınız.Tekrar buraya geleceksiniz.

-Yani Arar sınır kapısına kadar 860 kilometre gideceğiz.Eksiğimizi tamamlayıp tekrar yola çıkacağız. Bir 860 kilometre daha yol alıp buraya geleceğiz diyorsunuz.Bizim suçumuz,bizim günahımız ne.Biz Arapça bilmeyiz.Mühürler ve damgalarınızda ne yazıyor anlamayız.Bu işkence reva mı dedim.

-Evet öyle yapacaksınız dedi.

Mıdıranıp otobüse doğru gidiyordum.Çok çaresizdim,Adeta bitmiştim.

Bir gümrük polisinin arkamızdan geldiğini göremedim. Omzuma dokununca fark ettim.

-Ben de gümrük polisiyim.Saat altıda konuştuğun memurun mesaisi saati bitecek.Yerine ben oturacağım.Sizin işi çözerim ama bir şartım var.Bana bir tane çift kasetçalar radyo vereceksiniz.Git arkadaşlarınla konuş.Kabul ederseniz sizin karşıya geçmenizi sağlarım.

Teşekkür ettim.

-Zannederim istediğin kasetçaları temin etme şansımız var.Bana müsaade dedim.

Saatime baktım.Altıya on dakika kalmıştı.

Otobüsün şoförü dahil herkes kötü giden bir şeyler olduğunu anlamış,endişe ile beni bekliyorlardı.Beni suçlayan yoktu.Bu ihmali nasıl yaptık,Buna inanamıyorlardı.

-Herkes otobüse çıksın.Konuşmamız lazım bir husus var.Tek başıma karar veremem dedim.

Otobüse bindik.Kapıları kapadık.Arabanın önüne geçtim.

-Hacı arkadaşlarım.Yurdumuza yuvamıza en erken ulaşalım diye Arar sınır kapısında bir Iraklı bürokrattan yardım aldık.Birinci sıraya geçip hiç beklemeden Irak gümrüğünden çıktık.Ancak işlemleri yapan memur dikkatsizlik veya kasti olarak yolcu listemize "GİRİŞ" mührünü basmamış.Şu an kapıda görevli polisler, bu mühür basılmadan bizi Türkiye'ye gönderemeyeceğini söyledi.Bize tekrar geri gidin,Arar'da mührü bastırıp gelin diyorlar.Bu 1720 kilometre fazladan yol demek.Fakat saat altıda görev değişikliği olacak.Bir polis memuru bize yardımcı olacağını ima ediyor.Ama bizden bir isteği var.Bir adet çift kasetçalar radyo istiyor.Ben bekarım,bana kasetçalar lazım olmadığından almadım.Ama belki içinizde alanlar vardır.Buradan geçmek için polisin istediğini vereceğiz.Kim gönüllü olarak Kasetçalarını verecekse söylesin.Aramızda para toplayıp ücretini ödeyeceğiz.Dolayısı ile ilk rüşvetimizi de vermiş olacağız dedim.

Ben almamıştım ama arabamızın bagajlarındaki boşluklarla arka koltuklar renkli TV ve kasetçalarlarla doldurulmuştu.Hac dönüşünde dağıtacağım hediye hurma, zemzem suyu ile bir kaç eşyadan ibaretti.

Arka koltukta oturan,Bulancak'lı Sefa adında bir sakallı arkadaş.

-Eğer paramı öderseniz size yardımcı olurum.Yanlız kasetçaları 300 riyale aldım.

-Teşekkürler Sefa kardeşim.Bende 15 Riyal var.Yedişer Riyal de siz verin; parayı tamamlayalım dedim.Beş dakika geçmeden parayı tamam edip Sefa'ya verdim.Çift kasetçalar radyoyu ambalajı açılmadan alıp,doğrudan gümrük bürosuna yollandım.Saat altıyı bir kaç dakika geçmişti.Biraz önceki memurların tamamı gitmiş.Yerlerine bizim memurunda içinde de olduğu görevliler yerleşmişti.

Biraz evvel konuştuğum gümrükçü beni görünce yerinden kalktı.Göz ucuyla bana yanıma gel dedi.Arkadan dolaşıp memurun yanına geçtim.Bir poşet içindeki hediyemizi oturduğu koltuğun yanına bıraktım.Geri dönüp çalıştığı masanın önüne geçip,çantamda bulunan listeyi önüne bıraktım.Listeye baktı.Masanın üzerinden bir mühür aldı.Listenin altına bastı.

-Bu "GİRİŞ" müsaadesi.

Başka bir kaşe daha aldı.Aynı listenin altında boş bir yere basarken:

-Bu da "ÇIKIŞ"mührü.İşleminiz tamamlandı.Hayırlı yolculuklar dedi.

Bu kadar.

Allah Allah bu kadar basit miydi?Ben de jeton yeni düştü.Tabi o kadar basitti.Her gümrük kapısında bir tane "GİRİŞ",bir tanede "ÇIKIŞ" yazan mühür vardı.Türkiye'den gelenlere "GİRİŞ",ırak'tan Türkiye'ye çıkanlara "ÇIKIŞ" damgası basılıyordu.Biz Arar'da görevli memurun yaptığı bir hatanın kurbanı olmuştuk.Halbuki ihmali yapan bizler değildik.Kaçak girişte yapmadık.Gümrükten çıkışta kontrol edilerek Irak'a girmiştik.

Bir de bizi günaha soktular.Hacı olmuş Müslüman, anadan yeni doğmuş ve günahlarından arınmış olarak ülkeye döner.Keza biz rüşvet vererek yurda dönmüş,dolayısı ile ilk günahımızı böylece işlemiştik.(Devam edecek)

0

Mutlu

0

Mutsuz

0

Şaşkın

0

Ağlayan

0

Kızgın

0

Bayıldım
YORUMLAR
Yorum Yaz Sesini Duyur
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aşağıdaki Bilgilendirmeyi Anladım ve kabul ediyorum:
IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Web Sayfamız sorumlu tutulamaz.
Yorum Kaydediliyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI

© 2012-2018 - Giresun Aksu

Tasarım ve Kodlama