İbretlik Meşhur Hikâye

Ahmed ÇITLAKOĞLU
“Her kula helâl, Müslüman’a haramdır” çeşmesi…
Eklenme Tarihi : 13.11.2018Bu Yazı 544 kez Okundu

Bu çeşmeden Müslüman su içemez!..
“Her kula helâl, Müslüman’a haramdır” çeşmesi…
Müslümanların duyarsızlığını anlatan ibretlik meşhur hikâye…

***
Devir, Bursa’nın başkent olduğu Osmanlı dönemi…
Hayırsever bir Müslüman Bursa’da bir çeşme yaptırır… Çeşmenin üzerine bir kitabe yazdırır: “Her kula helâl, Müslüman’a haramdır.”

Osmanlı devletinin başkentinde umuma tahsis edilen bir çeşmede böyle bir ifade!.. Halk arasında bir infial, bir tepki doğurur: Bu ne cüret, bu neyin nesi, bu nasıl bir fitne!...

Hayırsever adam kadıya şikâyet edilir… Yaka paça yakalanır ve huzura getirilir…
“Bu nasıl fitnedir, dini İslam ahalisi Müslüman olan koca devlette, sen kalk hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla… Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?” diye sorguya çekilir.

Adam: “Müsaade buyurun tabii ki bir sebebi vardır, lakin ispat ister, delil şarttır” der…

Kadı, kızarak “Ne delili, ne ispatı, sen fitne çıkardın Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın katlin vaciptir!” diye çıkışır... Ama bir yandan da merak eder ve “nedir gerekçen?” diye sorar.

Adam: “Bunu ancak Sultan´a söylerim!” deyince ortalık yine gerilir.
Haber Sultan´a ulaştırılır, adam bu defa yaka paça saraya Sultan’ın huzuruna çıkartılır…
Padişah sinirlenir ama diğer yandan da meraklanır : “De bakalım ne diyeceksen, bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de “her kula helâl, bir tek Müslüman’a haram” yazarsın…”

– Adam, başı önünde delilim vardır, lâkin ispat ister…

– Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?

– O zaman hükme kıldan incedir boynum Sultanım

– Eeee

– Sultanım her hangi bir havradan (sinagog´dan) bir rastgele Haham’ı izahsız yaka paça tutuklayın, bir hafta bakın neler olacak..

Haham yaka paça Havradan alınır ve tutuklanır… 
Tüm azınlıklar bir olur, başlarında Museviler “Ne oluyor, bu ne zulüm, bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” ayağa kalkarlar… Çevre ülkelerden elçiler gelir, gelemeyen elçiler mektup üstüne mektup gönderirler.

Bir hafta sonra, “Sultan´ım, maksat hasıl olmuştur, artık bırakmak zamanıdır” der adam. Haham bırakılır… Durumdan azınlıklar fevkalade mutlu olur, Sultana teşekkürler, hediyeler gönderilir.

***
Adam, bu defa aynı uygulamanın herhangi bir kiliseden bir papaz için yaptırılmasını talep eder Sultan’dan.
Bir papaz, aynı usulle derdest edilir, yaka paça pazar ayininden alınır. Hahama gösterilen tepkilerin aynası papaza gösterilir. Bir hafta sonra papaz da serbest bırakılır. Azınlık camiasından yine sevinç gösterileri ve Sultana teşekkürler, hediyeler…

***
Sultan: “Bitti mi?” diye sorar adama.
– “Sultanım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” der…
– Şimdi nedir isteğin?

– Efendim başkentimiz Bursa’nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimat edilen Âlimini Cuma günü hutbe okurken lütfen alınız minberinden!
Ulucaminin imamını Cuma günü hutbe okurken minberden indirirler, yaka paça götürürler…

Bir Allah’ın kulu müdahale etmez, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz, hiç olmazsa hutbe bitene kadar bekleyemez miydiniz?” diyen de olmaz… Peşinden giden olmaz, arayan soran olmaz…
Hatta “Aa bizde onu bir adam, hoca zannediyorduk, kim bilir ne halt etti de tutukladılar, mutlaka bir suçu olmalı, vah vah acırım arkasında kıldığım namazlara” gibi dedikodular başlar.

Bir hafta geçer, arayan soran yine olmaz.
Hoca efendi serbest bırakılır.
Hoca efendiden özür dilenip helallik alınır.

***
Bu üç din görevlisi ve cemaatin hali Padişah ve kadı ile birlikte ve ibretle izlenir…
Adam Padişaha döner, başı önünde: 
- Ey büyük Sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böylesi Müslümanlara su HELÂL edilir mi?

Sultan acı acı tebessüm eder:
- “Hava bile haram, hava bile…” der…
***
Kıssadan hisse:
Bu hikâye, günümüze kadar söylene gelen, Müslümanların duyarsızlığını ve birbirlerine sahip çıkmamasını iyi resmeden meşhur bir hikâyedir!..

Çeşme üzerindeki “Her kula helâl, Müslüman’a haramdır” yazısındaki “Müslüman’a” kelimesinin yerine günümüzde “(…) Partililere”, “(…) Sülalesine”, “(…) Teşkilat Mensuplarına”, “(…) Akrabalarına”, “(…) Kurum personeline” diye de yazılabilir!

***
“Dolaştım dünyayı giymedim başıma taç, ne zengini gördüm tok, ne fakiri aç.
Ya Rab! Öyle bir feyz-i kanaat ver ki, namerde değil merde dahi eyleme muhtaç.” (Yunus Emre)

Vesselam…

0

Mutlu

0

Mutsuz

0

Şaşkın

0

Ağlayan

0

Kızgın

0

Bayıldım
YORUMLAR
Yorum Yaz Sesini Duyur
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aşağıdaki Bilgilendirmeyi Anladım ve kabul ediyorum:
IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Web Sayfamız sorumlu tutulamaz.
Yorum Kaydediliyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI

© 2012-2018 - Giresun Aksu

Tasarım ve Kodlama