PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.)’İN FAZİLETİ VE VELADETİ

Ali Cesur ÖKSÜZ
Kainat’ın yaratıldığı günden bu ana kadar tarih içerisindeki en müstesna ve en kıymetli zamanlardan biri de hiç şüphe yok ki ...
Eklenme Tarihi : 21.10.2017Bu Yazı 103 kez Okundu

Kainat’ın yaratıldığı günden bu ana kadar tarih içerisindeki en müstesna  ve en kıymetli zamanlardan biri de hiç şüphe yok ki Miladi 571 yılı, Rebî’ul-evvel ayının 12. pazartesi gecesidir. Zira bu gecede Kainâttaki en müstesna ve en kıymetli insan olan Rasülullah (s.a.v.) Efendimiz dünyayı şereflendirmişlerdir.. Pazartesi sabahı henüz tan yeri ağardığı zaman alem başka bir alem oldu cihana nur doldu kainatın ezelden beri müştak olduğu göklerin aşkıyla devreylediği fahri alem Muhammet Mustafa (s.a.v.) doğdu. Doğduğu zaman vücudu tertemiz sünnetli göbeği kesilmiş ve peygamberlik mührü sırtına vurulmuş olan efendimizin  alemi bekaya irtihalleri de keza rebiul evvel ayının 12. Pazartesi günü olmuştur.

            Enbiya Suresi’nin 107. ayet-i kerimesinde : “(Resulüm) Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik” buyurulmaktadır. Bu ayet-i celile şu şekilde tefsir olunmuştur: “Ey Resulüm, başka bir sebep için değil ancak bütün alemlere ve bil-hassa akıl sahiplerine merhamet ettiğimiz için; başka bir halde değil ancak alemlere rahmet olarak sana risalet verdik. Risaletin, umuma bir rahmet-i ilahiye ve sen umumi bir rahmetsin ki bütün akıl sahiplerine kurtuluş yolunu sen göstereceksin. İki cihanda saadet sebebi olan dini sen tebliğ edeceksin ve bütün alem bundan istifade edecektir. Artık vay o bedbahtların haline ki bu rahmetten kaçınırlar ve bu nuru görmezler.”  Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: “Ben ancak hediye olunmuş bir rahmetim.”

Bizde bu yazımızda salatü selamın ehemmiyeti hakkında biraz  duracağız.  Hz Allah ahzab suresinin 46. ayeti kerimesinde mealen şöyle buyuruyor.  “Hakikaten Allahü teala ve melekleri şu nebi üzerine salat etmektedir ey iman eden kimseler sizde onun üzerine salat edin ve İslam selamı ile selam verin”    bu ayetin sebebi nüzulü kab bin ücreden rivayet ediliyor eshabtan bazı kimseler resülüllaha ey allahın resulü sana selam vermeyi esselamü aleyküm demeyi hakikaten biliyoruz fakat senin üzerine nasıl salavat getireceğimizi bilmiyoruz dediler bunun üzerine allahın resulü ümmetine namazlarda tahiyyattan sonra okunan salli ve barik salavatlarını talim buyurdu.

          Peygamber efendimiz devamla “Her kim bu salavatları okursa hz Allah o salavat için bir melek halk eder o melek kuşun taneyi kaptığı gibi o salavatı kapar sonra yere inmek isteyen kuşların yaptığı gibi kabrimin etrafında dönmeye başlar Ya Muhammet falan oğlu falan sana salat ve selam etti o melek onun için nurdan bir kağıda yirmi bin hasene yazar o melek o kağıdı mühürler onu kabrimin başına kayar Yarın yevmi kıyamette o fülanın ameli mizana konulduğunda  bende o baş ucuma konulan nurdan kağıdı alıp mizanın kefesine koyarım ayrıca o kimsenin sevaplarının ağır gelmesi içinde dua ederim işte öylece onun sevapları ağır gelir ve kurtulur.”

       Cenabı hak okunan salatı ve gönderilen selamı habibine duyurmaya elbette muktedirdir. “Nerede olursanız bana salatü selam edin zira sizin salatü selamınız muhakkak bana ulaşır.” hadisi şerifi anlatılanları izah etmektedir.

       Resulullah efendimiz diger bir hadisi şerifde “Yapılar bütün dualar ile Allah teala arasında bir perde vardır eğer duanın evvelinde salatü selam okunursa o perde dellinir ve dua huzuru ilahiye ye gider yoksa geri döner.” buyurmaktadır.

        “ Ey iman eden kimseler sizde onun üzerine salat edin” ayeti kerimesinin mucibince Allah resulüne ömürde bir defe salatü selam getirmek farzdır.

        Bir mecliste ismi celili zikir olunca salavat getirmek vacip zikir olundukça salavat getirmek adabdandır.

          Bir mecliste ismi celili zikir olunduğu zaman işitenlerden bir kısmı salavatı şerife getirmezse nankörlük yapmış olur  nitekim hadisi şerifte

Yanında ismim  zikir olunduğu halde bana salavatı şerife getirmeyen kimsenin burnu sürtülsün

 “meclisinizi benim üzerime okuyacağınız salatü selamla süsleyiniz”  hadisi şerifinin manası, getireceğiniz salatü selamlar sebebiyle cenabı hak  belaların defini müyesser kılar ve rızık genişliği verir demektir.

Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde mealen “Muhakkak ki Allah için nurdan yaratılmış melekler vardır o melekler yeryüzüne ancak Cuma günü inerler ellerinde altundan kalem gümüşten divit nurdan defterler vardır ancak benim üzerime getirilen salavatı şerifi yazarlar.

Başka bir hadisi şerifte;

Kim benim üzerime salavat getirmeyi unutursa cennetin yolunu şarırır.” maalindeki ehadisi nebeviden  hadisi şerirlerden anladığımız şu müstesna günlerde hususiyle şu Cuma gününde;

        “Sen olmasaydın ey habibim mahlukatı yaratmazdım” dediği ve yine “sen ancak ve ancak alemlere rahmet olarak gönderildin” dediği ve o Hz ademin heybetini Hz Nuh’un hilmini Hz eyüb’üb sabrını Hz İbrahim’in teslimiyetini Hz İsmail’in itaatini Hz yusuf’un güzelliğini Hz musanın yed i beyzasını Hz isanın ruhlara hayat iksiri gibi nufüz eden nefesini kendinde toplayan resulü ekremi hayırla yat edip ona salat getirip selam okuyalım.

Yarın yevmi kıyamette herkesin şefaatcı aradığı o günde bizimde bir şefeatcımız olmasını istiyorsak sefaat yollarından biri olan salatü selama ehemmiyet verelim. 

Gerek ilim erbabı büyük zatlar bu ay içerisinde mümkün olduğu kadar salatü selam getirmenin şafâatı resülüllaha bir vesile olduğu defaatle belirtmişlerdi. 

            İmam-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sâni Hz, Mektûbât-ı Şerife’sinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in faziletinden ve meziyetlerinden bahsederken; “Ben, Hz. Muhammed (s.a.v.)’i sözlerimle medh etmeye kadir değilim. Ancak sözlerimi O’nunla süslemiş olurum” mealindeki beyti nakletmiş ve devamında hadis-i şeriflerden istifade ederek şöyle buyurmuşlardır: “Muhakkak ki Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah-ü Tealâ’nın Rasulü ve Ademoğlu’nun efendisidir. Kıyamette insanların kendisine en çok tabi olacağı zat odur.  O önce ve sonra gelen insanların içinde Allah-ü Teala indinde en mükerrem şahıstır. Kabri ilk açılacak olan; ilk şefaatçi ve ilk şefaat izni verilecek olan; Cennet’in kapısını ilk çalacak olan ve Hz. Allah’ın kendisine kapıyı ilk açacağı kişi yine O’dur. Kıyamet günü Livâü’l-Hamd sancağını O taşıyacaktır.”

             

            Bütün Peygamberler’in sonuncusu ve en üstünü olan böylesine müstesna bir peygambere ümmet olma ve O’na iman etme şerefini bize nasip eylediği için Cenab-ı Hakk’a ne kadar şükretsek azdır. Bu nimetin hakikatine ermek yani hakiki ümmet olabilmek için daima dua etmeli,. Fesadın yayıldığı şu zamanda Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat Akidesine ve Sünnet-i Seniyye’ye canımızla, malımızla, bütün gücümüzle sarılmalı ve bu hususta da çok dua etmeliyiz.

            Bil-hassa pazarı pazartesiye bağlayan  gece idrak edeceğimiz Mevlid Kandili’ni elimizden geldiği kadar ibadet-i taatla geçirmeye çalışmalıyız. Sadece bu gece değil her zaman çokça salavat-ı şerife okumalıyız. Salevat-ı Şerife’nin bereket ve faziletini anlatmakla bitirmemiz mümkün değildir. Şu hadis-i şerifler, salavat-ı şerife’nin faziletini anlamamıza yardımcı olacaktır: “ Kim bana bir defa salat-ü selam getirirse,  bu sebeple Allah-ü Teala ona on misli merhamet etsin”  ve “Kıyamet gününde insanların bana en yakın olanları, bana en çok salat-ü selam getirenlerdir.”  Müslümanların ve hususiyle Feyz-i Muhammed’le alakadar  olanların salevat-ı şerifeyi hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline getirmeleri ve bu hususta gayretli olmaları lazımdır. Ayrıca Mevlid Gecesi’nde Hatm-i Enbiya yapılması ve Tesbih Namazı kılınması da ehemmiyetle tavsiye olunmaktadır.

0

Mutlu

0

Mutsuz

0

Şaşkın

0

Ağlayan

0

Kızgın

0

Bayıldım
YORUMLAR
Yorum Yaz Sesini Duyur
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aşağıdaki Bilgilendirmeyi Anladım ve kabul ediyorum:
IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Web Sayfamız sorumlu tutulamaz.
Yorum Kaydediliyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI

© 2012-2017 - Giresun Aksu

Tasarım ve Kodlama