GİRESUNDAN GELSİN
GİRESUNDAN GELSİN

Harekâtımız Sona Erer

Harekâtımız Sona Erer

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Meclis’in yeni yasama yılının ilk grup toplantısının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda gerçekleştirdiği Sırbistan ve Azerbaycan ziyaretleri hakkında bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis gündemine dair çok önemli hazırlıklar ve kanun tasarıları bulunduğunu belirterek Yargı Reformu’nun birinci paketi başta olmak üzere tüm bu çalışmaların titizlikle takip edileceğine inandığını söyledi.

AK Parti milletvekillerini, Meclis çalışmalarına katılmaları konusunda uyaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemde de Cumhur İttifakı olarak Meclis’i etkin şekilde çalıştırmakta kararlıyız. Ülkemizin ve milletimizin hayrına olduğuna inandığımız her konuda, Meclis’te temsil edilen diğer siyasi parti grupları ve milletvekilleri ile uzlaşma yollarını aramayı sürdüreceğiz. Bununla birlikte, Meclis’in gereksiz yere oyalanmasına, kilitlenmesine, işlevsiz hâle getirilmesine yönelik hiçbir girişime de eyvallah etmeyeceğiz” dedi.

“TÜRKİYE’NİN TAVRI, HER ŞEYE RAĞMEN, BARIŞTAN, HUZURDAN, ESENLİKTEN YANA OLMUŞTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı’nın 9 Ekim saat 16.00’da başlatıldığını hatırlatarak Türkiye’nin harekâtı başlatma noktasına bir anda gelmediğini, Türkiye’nin bölücü terör örgütüyle yaklaşık 40 yıldır mücadele ettiğini kaydetti.

Türkiye’nin her hâl ve şart altında müttefiklik hukukunun gereklerini yerine getirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna karşılık, müttefiklerimizin yüzümüze başka konuştuğu, arkamızdan ise başka işler çevirdiği, inkârı mümkün olmayan bir şekilde açığa çıkmıştır. Her şeye rağmen Türkiye’nin tavrı barıştan, huzurdan, esenlikten yana olmuştur, böyle de olacaktır. Suriye meselesi, Kuzey Afrika ve Orta Doğu coğrafyasını yeniden dizayn edilmesini amaçlayan bir projenin ürünüdür. Gerçi, biz Suriye yönetimine, daha ortada hiçbir çatışma yokken, demokrasiden, hukuktan, haktan, adaletten yana tavır takınması için çok tavsiyede bulunduk, çok çabaladık. Özellikle, vatandaş dahi sayılmadıkları için ezilen, horlanan, dışlanan Kürt kardeşlerimize, yine ülkemizle irtibatları sebebiyle baskı altında tutulan Türkmen kardeşlerimize hakkaniyetle davranılması için ısrarcı olduk. Bunu bizzat Esed’in kendisine defaatle söylemiş bir liderim.  Maalesef bizim hüsnü niyetle yaptığımız tekliflerimiz değerlendirmeye alınmadı, hatta tam tersine baskı, şiddet ve zulüm yolu seçildi.”

“TÜRKİYE, MÜLTECİLER İÇİN BUGÜNE KADAR 40 MİLYAR DOLAR HARCAMA YAPTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle 4 milyon Suriyelinin Türkiye’ye geldiğini belirterek, “Tamamına yakını Arap olan bu mülteciler, maalesef ifadeyi kullanmakta bile edep ettiğim Arap Ligi’ne hiç yakışmıyor. Ey Arap Ligi acaba siz ne kadar Suriyeliyi kabul ettiniz? Siz, Suriye’yi Arap Ligi’nden çıkardınız. Şimdi de Türkiye’ye hakaret etmek için Suriye’yi almak gibi bir projeyi hayata sokmaya çalışıyorsunuz. Yaşanan kaos ortamını fırsat bilen kimi güçler, DEAŞ adı altında bir cinayet makinesi icat etmiş ve iplerini sürekli ellerinde tutarak ortaya salmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arap Ligi’nin mültecilerle ilgili bir kuruş destek vermediğini, 6 milyar Avro sözü veren Avrupa Birliği’nin de sadece 3 milyar Avro’yu uluslararası kuruluşlar vasıtasıyla Kızılay ve AFAD’a gönderdiğini yineleyerek Türkiye’nin ise mülteciler için bugüne kadar 40 milyar Dolar harcama yaptığını vurguladı.

“TÜRKİYE, EL BAB’DA 3 BİN DEAŞ’LIYI ETKİSİZ HÂLE GETİRDİ”

Terör örgütü DEAŞ’ın faaliyet gösterdiği, katliamlar yaptığı, müdahalelere sebebiyet verdiği bölgelerin tamamının coğrafyamızın kadim halklarının yaşadığı yerler olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’ın İslam ve Müslümanların en büyük düşmanı ve yüz karası olduğunun altını çizdi.

Bugün dahi hâlâ, bölgede Müslümanlar lehine atılabilecek her adımın önüne, DEAŞ faktörünün bir engel olarak çıkartılmaya devam ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstelik DEAŞ’ı proje olarak geliştiren, maddi olarak destekleyen, fiilen yönlendiren ülkeler, bugün karşımıza güya en büyük DEAŞ düşmanı görüntüsüyle çıkıyor. Hâlbuki biz bu konuda kimin ne rolü oynadığını gayet iyi biliyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’ın bölgede çöküşünü başlatanın, El Bab’da 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirenin Türkiye olduğuna dikkati çekerek, “Başta FETÖ’cüler olmak üzere güya biz DEAŞ’a karşı müşfikmişiz. Tıpkı bir balon gibi sürekli şişirilen, gücü sadece masumlara yeten bu örgütün foyasını, Fırat Kalkanı Harekâtıyla biz ortaya çıkardık. Bu harekâtta yaklaşık 3 bin teröristi etkisiz hâle getirerek, DEAŞ balonunu söndürdük. Esasen, Fırat Kalkanı’nın ardından müttefiklere, Rakka ve Deyrizor tarafı başta olmak üzere, Suriye’de DEAŞ’ın elindeki diğer yerleri de özgürleştirmeyi teklif ettik. Hatta harekât planlarımız dahi hazırdı” sözlerine yer verdi.

“TÜRKİYE’NİN VE TÜRK MİLLETİNİN MAZİSİNDE TESLİM OLMA SEÇENEĞİ ASLA OLMAMIŞTIR”

Müttefiklerin Türkiye gibi meşru bir güç yerine, PKK-YPG gibi bir terör örgütüyle hareket etmeyi tercih ettiklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teröristler, Fransa’da bir eylem yaptığında, Fransız halkının acısını paylaşmak üzere tüm dünya ile birlikte biz de oradaydık. Buna karşılık DEAŞ ülkemizde 50 kişinin, 100 kişinin öldüğü pek çok canlı bomba saldırısı gerçekleştirdiğinde, yanımızda hiç kimseyi bulamadık. Meselenin DEAŞ değil, hele PKK hiç değil, sadece ve sadece bölgemize yönelik bir projenin hayata geçirilmesi olduğu gerçeği, attığımız her adımda bir kez daha karşımıza çıktı” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önlerinde iki yol bulunduğuna işaret ederek, “Ya Avrupa’da ve Amerika’da yazılan bu senaryoda bize biçilen role teslim olacak, yanı başımıza gelenlere ve geleceklere rıza gösterecek, kasap bıçağına boynumuzu uzatacaktık ya da mücadele edecektik. Türkiye’nin ve Türk milletinin mazisinde teslim olma seçeneği asla olmamıştır. Biz de yapmamız gerekeni yaptık, milletimizle birlikte mücadele bayrağını yükselttik. ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek devletini kurmuş bir millete başka türlüsü zaten yakışmazdı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin DEAŞ tehdidi ortadan kaldırmasının ardından garip bir manzarayla karşılaştıklarını, bir tarafta rejimin yüzbinlerce insanı katlederek, milyonlarca insanı yerinden ederek ilerlediğini, diğer tarafta ise PKK-YPG, Amerika’nın ve Avrupa’nın sınırsız desteğiyle, bir milyon Arap’ı, Kürt’ü, Türkmen’i, Süryani’yi ve her kesimden insanı yerinden ederek Türkiye sınırında bir terör koridoru oluşturduğunu anlattı.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık